Çalışma Alanları

Başlıklar Altında Çalışma Alanlarımız ile İlgili Bilgiye Ulaşabilirsiniz....

Kaynak Geri Kazanımı ve Tekrar Kullanımı
Günümüzdeki çevre kavramında atıkların büyük bir bölümü atılıp uzaklaştırılmak yerine geri kazanılabilecek önemli bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Su kaynaklarımız giderek azalmakta, kirlenmekte ve su temininin maliyeti sürekli yükselmektedir. Bazı atık türleri ve arıtma çamurları önemli bir enerji potansiyeli içermelerine rağmen yüksek maliyetlerle arıtılıp uzaklaştırılmaktadır. Arıtılmış atıksular sulama suyu kıtlığına karşın karasularına ve denizlere boşaltılmaktadır. Ülkemizde atık geri kazanımının ekonomik değerinin ne kadar yüksek olduğu Çevre Sanayi tarafından yeterince farkedilmemiş,  bu nedenle kamu kurumlarına ve sanayi kuruluşlarına anlatılamamıştır. Geri kazanım yaklaşımları ile işletme giderlerinin tesis özelinde % 40-50 oranında azaltılması mümkün olabilmektedir.

Envis gerek yerleşim bölgelerinde, gerekse sanayi tesislerinde çok farklı atıklarda kaynak geri kazanımı esaslarını oluşturarak başarılı uygulamaların gerçekleşmesine teknik katkı sağlamaktadır. Envis’in yürüttüğü tüm atık yönetimi projelerinde geri kazanım ve tekrar kullanım temel yaklaşım ilkesi olmaktadır.
Yenilikçi Teknolojiler
Ülkemizde su temininde ve atıkların arıtılmasında kullanılan teknolojilerin hemen hemen tümü yaklaşık bir asırlık ömre sahiptir. Çevre bilimleri ve teknolojisi alanında son yıllarda gerçekleştirilen önemli gelişmeler bir türlü uygulamaya geçirilememiştir. Çevre firmaları yeniliklere açılamamış, uygulamalara yenilikçi seçenekler sunamamıştır. Bu nedenle yenilikçi teknolojilere kuşku ile bakmanın ötesinde bir gelişme sağlanamamıştır.

Oysa, membran teknolojileri, ileri oksidasyon teknolojileri, atıktan enerji eldesi teknolojileri ve benzeri yenilikçi sistemler teknik üstünlüklerinin yanısıra, ekonomik olarak da uygulanabilir teknolojilerdir. Örneğin ters osmoz yöntemi ile mevcut su fiyatlarının çok altında kullanma suyu elde edilebilmektedir. Ultrafiltrasyon/nanofiltrasyon teknolojileri atıksuların geri kazanımında önemli kaynak ve tasarruf sağlamaktadır. Membran biyoreaktörler atıksuların arıtılmasına yeni bir boyut kazandırmıştır.

Envis yenilikçi teknolojilerin uluslararası ölçekte geliştirilmesine katkıda bulunmuş olup, tasarım, uygulama, işletme aşamalarında yenilikçi teknolojilerle ilgili her türlü hizmeti sunabilecek bilimsel ve teknolojik alt yapıya sahiptir.

Deneysel Analiz ve Arıtılabilirlik
Deneysel analiz, arıtma tesisleri tasarımı ve yapımının ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır. Kentsel atıklar ve özellikle sanayi atıkları için ayrıntılı karakterizasyon ve arıtılabilirlik çalışmaları en uygun arıtma tesisi seçimine temel teşkil etmelidir.

Çevre sektörü maalesef bu bilgilere ihtiyaç duymadan teklif verebilmekte, tasarım yapabilmekte ve tesis kurabilmektedir. Yeterli bilgi toplama ve değerlendirme süreci atlanarak yaptırılan arıtma tesisleri bir bakıma ölü doğmakta ve hiç bir zaman yönetmelik koşullarını sağlayacak şekilde çalıştırılamamaktadır. Bu durum çevre korunması için ayrılan yatırımın boşa harcanmasına ve temel amacın sağlanmamasına neden olmaktadır.

Envis  uluslararası ölçekte pek az üniversitede bulunabilen donanım ve deneyime sahip İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği laboratuarının tüm imkanlarını kullanabilme ayrıcalığına sahiptir.

Envis teknik kadrosu geçmiş yıllarda bu laboratuarlarda evsel ve sanayi atıklarının hemen hemen her türü üzerinde kapsamlı çalışmalar yürütmüş ve sonuçlarını bilimsel uluslararası bilimsel ortamlarda yayınlamış olan deneyimli bir gruptur.
Endüstriyel Kirlenme Kontrolü ve Arıtma Tesisi İyileştirilmesi
Endüstriyel atıklar faaliyet türlerine bağlı olarak çok farklı özellikler gösterir. Kirlenme kontrolü ancak üretim/atık oluşumu sürecinin  değerlendirilmesi ile mümkündür. Tehlikeli atık türlerinin tespiti, akım ayrımı ve geri kazanılabilecek atıkların saptanması, karakterizasyon ve en uygun arıtma tesisinin yapısal özelliklerinin belirlenmesi ancak ayrıntılı proses profili ve kirlenme profili çalışmaları ile yapılır.

Endüstriyel kirlenme kontrolü kapsamındaki tüm çalışmalar envis’in özel uzmanlık alanıdır.envis teknik kadrosu hemen her sanayi türünde ve değişik Organize Sanayi Bölgeleri’nde bir çok örnek çalışma yürütmüştür.

Kirlenme kontrolünde işletme becerisi arıtma tesisi kurmak kadar önemlidir. Arıtma tesisleri kurulduktan sonra çoğunlukla iyi çalıştırılmamakta, yüksek işletme giderlerine karşın istenilen arıtma verimleri sağlanamamaktadır.

Envis teknik ekibi  yerinde uyguladığı teşhis/tedavi yöntemi ile eski teknolojiye sahip ya da iyi işletilemeyen arıtma tesislerinin rehabilitasyonunu gerçekleştirmektedir. Bu şekilde işletme giderlerinde önemli tasarruf sağlanmasının yanısıra, tesislerin değişen yönetmelikler ile beklenen koşulları sağlamaları mümkün olmaktadır.
Atık ve Arıtma Çamurlarının Yönetimi
Atık ve arıtma çamurları sorunu Avrupa Birliği direktiflerinden tercüme edilerek yürürlüğe konan Atık Yönetimi Genel Esaslarına İlişkin Yönetmelik ve Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik ile  tam bir çıkmaza girmiştir. Yönetmelikler uygulanması mümkün olmayan hükümler içermekte, bilgi eksikliği nedeni ile uygulayıcı ve denetleyici kurumlar tarafından anlaşılamamaktadır. Çevre bilincine sahip ve doğru çözümler arayan tüm kuruluşların acilen bilimsel ve teknik desteğe ihtiyaçları bulunmaktadır. Tesis içi atık ayrımının doğru yapılması tehlikeli atıklar ile birlikte yağ atıkları, solvent atıkları gibi geri kazanılarak tesis için maddi kaynak oluşturacak atık türlerinin de belirlenmesini sağlayacaktır.

Mevzuat, atıkların ve arıtma çamurlarının depolama alanlarında uzaklaştırılmasını engellemiştir. Bu durumda özellikle arıtma çamurlarının, özellikleri tespit edilmek suretiyle uygun arıtma/geri kazanma alternatiflerinin araştırılması zorunlu hale gelmiştir. Arıtma çamurları ve organik katı atıkların enerji potansiyelinin değerlendirilmesi hem uygun çözüm yolları getirecek hem de tesis için önemli bir enerji girdisi sağlayacaktır.

Envis atık yönetimi ve arıtma çamurlarının yönetimi alanlarında gerek bilimsel araştırmaları gerekse uygulamaya dönük çalışmaları ile ülkemizdeki nadir uzmanlık ve deneyim düzeyine sahip kuruluşlardan biridir.
Çevresel Etkilerin Belirlenmesi ve Risk Değerlendirmesi
Sürdürülebilir kalkınma kavramının gelişmesiyle birlikte, yatırımların çevreye olabilecek tüm etkilerinin önceden belirlenmesi ve değerlendirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Sadece mevzuat gerekliliği ile sınırlı olmaksızın çevresel etkilerin belirlenmesi ve bu etkilerle ilgili alınacak önlemlerin tanımlanması uluslararası finans kuruluşlarının kredilendirme sürecinde de büyük önem kazanmıştır.

Envis ulusal ve uluslararası mevzuatın tanımladığı kapsamda yatırımların çevresel etkileri bu etkilerin azaltılmasına yönelik önlemlerin tanımlanması ve sistemlerin tasarlanması yönünde bilimsel ve teknik destek vermektedir. envis yatırımcının kredi başvurularında zorunlu olarak aranan Ekvator Prensipleri kapsamında hazırlanmış çevresel etki değerlendirme çalışmalarını deneyimli kadrosu ile yürütmektedir.

Çevresel risk değerlendirmesi ile kamu sektörü ve özel kuruluşlarda işletme koşullarına bağlı olarak meydana gelebilecek her türlü riskin tanımlanması, oluşma ihtimalinin azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılması ve risklerin oluşması durumunda müdahale ve iyileştirme süreçlerinin yapılandırılması hedeflenmektedir.

Envis her işletmede çevresel tehlike ve riskleri belirleyerek, risk azaltma, risk kontrolü, zarar azaltma, müdahale ve iyileştirme süreçlerini kapsayan işletmeye özel risk yönetimi uygulama planını oluşturmakta ve yapılandırmaktadır.
Atıksu Yönetimi ve Arıtma Tesisi Tasarımı
Günümüzde yerleşim bölgeleri ve sanayi tesisleri için uygulanması gereken arıtma tesisleri farklı yaklaşım ve uzmanlık gerektirir. Yerleşim bölgelerine kurulacak arıtma tesisleri için arazi kullanım esasları ve demografik yapıya ait sağlıklı bilgiler ile birlikte arıtılmış atıksuyun tekrar kullanımı, azot/fosfor giderimi ve benzeri kısıtlamaların da tasarıma doğru yansıtılması zorunludur.

Arıtma çamurları,tesise yüklediği maliyet açısından, tasarımın belkemiğini oluşturmaktadır. Çamurlar için uygun yenilikçi teknolojilerinin uygulanması ve enerji geri kazanımı yaklaşımına öncelik verilmesi zorunludur. Ayrıca, gerek Avrupa Birliği’ningerekse Çevre ve Orman Bakanlığı’nın sağladığı hibe desteklerinden yararlanmak ya da İller Bankası ve diğer kuruluşların kredi imkanlarını kullanabilmek yapılabilirlik etüdlerinin istenilen normlara uygun hazırlanabilmesine bağlıdır. Sanayi tesisleri için uygun arıtma, her tesisin özelliklerini ön plana çıkartan deneysel analiz, arıtılabilirlik, uygun teknoloji seçimi, işletme kolaylığı, mevzuata uygunluk gibi çok yönlü bir yaklaşımı gerektirir.

Envis deneyimli teknik kadrosu ile gerek yerleşim bölgeleri gerekse sanayi alanına birlikte hizmet verebilecek ayrıcalıklı kuruluşlardan biridir. envis’in her iki alanda da tamamlamış olduğu çok sayıdaki tasarım ve yapılabilirlik çalışmaları örnek çalışma niteliği taşıyan araştırma-geliştirme etüdlerinin ürünüdür.
Arıtma Tesisi Yönetimi, İşletimi ve Bakımı
Ülkemizde gerek yerleşim bölgelerinde, gerekse sanayi kuruluşlarında arıtma tesisleri kurulduktan sonra  tesis işletmesinin gerektirdiği teknik alt yapı sağlanamadığı için tesis bir şekilde kaderine terk edilmektedir. Ülkemizde hiç işletilememiş arıtma tesislerinin mevcut olduğu bir gerçektir.

Bilinçli bir tesis yönetimi yaklaşımı ile bir çok tesiste % 15 - 20’lere varan bir tasarruf sağlandığı görülmektedir. Tesis yönetimi esas itibarı ile tesis yapısının iyi anlaşılmasını, gerektiğinde iyileştirilmesini ve tesise özel iyi eğitimli teknik kadronun oluşturulmasını sağlayarak en etkili işletme ve bakım hizmetini ortaya koymayı gerektirir. Yönetimin temel ögesi müşteri ile takım çalışması yaklaşımının sağlanabilmesidir.

Envis işletme ve bakım hizmetini sağlayacak tesis yönetimi yaklaşımının gerektirdiği uzmanlık ve deneyime sahiptir. envis bu alanda İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nün hem laboratuar imkanlarını hem de işletmenin gerektirdiği uygulamalı eğitim ve dokümantasyon potansiyelini kullanabilme ayrıcalığına sahiptir.
Karbon Envanteri ve Enerj Yönetimi
Küresel ısınma ve iklim değişikliği tüm dünyayı tehdit eden çevresel problemler arasında yer almaktadır. Küresel ısınmanın engellenebilmesi amacıyla atmosfere verilen sera gazı emisyonlarının kontrolü ve azaltılması konusunda çıkartılan AB Direktifi, dünyanın her yerindeki kuruluşlarda sera gazı yönetimini zorunlu kılan stratejik ve ekonomik gerekliliğin bir parçasıdır.

Türkiye, Kyoto Protokolü&##39;nün ilk yükümlülük döneminde (2008-2012) sayısallaştırılmış sera gazı emisyon azaltım yükümlülüğü olmamakla birlikte, ulusal ve uluslararası finansman ve hibelerin ulaşılabilirliği ölçüsünde sektörel bazda sera gazı azaltımına yönelik bir dizi faaliyetin yerine getirilmesinde kararlı olduğunu açıklamıştır. Bu durum sera gazı emisyonuna neden olan sektörlerin Protokol altında belirlenmiş olan çok daha sıkı raporlama kurallarına tabii olacağı anlamına gelmektedir.

Envis sera gazı emisyon envanteri ve karbon ayak izi çalışmalarını yürütmekte, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik gerçekleştirilebilecek proses modifikasyonlarını ortaya koyarak sektöre özel yöntem ve teknolojiler tanımlamaktadır. envis emisyon ticaretine esas olacak sera gazı emisyonlarının doğrulanması ve ISO 14064 kapsamında belgelendirilmesinde de danışmanlık hizmeti vermektedir.

Her geçen gün artan enerji ihtiyaçları, enerjinin verimli kullanılması zorunluluğunu da beraberinde getirmiştir. Ülkemizde 2007 yılında yürürlüğe giren Enerji Verimliliği Kanunu ile birlikte enerji verimliliği alanında çalışmalar hız kazanmıştır. Enerji yönetiminin sistematik olarak yapılabilmesine olanak sağlamak amacı ile oluştulan EN 16001 Enerji Yönetim Sistemleri Standardı enerji maliyetleri ile birlikte sera gazı emisyonlarını da azaltmayı hedefleyen etkin bir yöntem olarak uygulama alanı bulmuştur.

Envis enerji tüketimi yüksek alanları belirleyerek, enerji yönetimi araçlarını, hedeflerini ve programlarını saptamakta ve enerji maliyetlerini en aza indirecek, sera gazı emisyonlarını da azaltacak etkin bir enerji yönetim sistemi tanımlamaktadır.
Çevresel Denetim ve Yönetim
Avrupa Birliği ile uyum sürecinde ülkemizde uygulanmakta olan çevre mevzuatı tümü ile yenilenmektedir. Bu süreçte özellikle sanayi tesisleri çok ağır yükümlülüklerle karşı karşıya kalmaktadır. Çevrenin korunması için tüm tesis ve faliyetlerin çalışmaya başlamasından sona erdirilmesine kadar olan süreçte çevre denetimi bir zorunluluk haline getirilmiştir.

Bu çerçevede, çevre denetimine hazır olabilmek amacıyla tüm tesislerde uygulanan çevre yönetim düzeninin yeniden değerlendirilmesi ve halen mevcut çevre unsurlarının (su, hava ve toprak kirlenmesi, atık, kimyasallar, arıtma çamuru ve benzeri unsurlar) sürdürülebilirliklerinin ortaya konması gerekmektedir. Bununla birlikte, geçerli çevre politikaları uyarınca, kaynak tasarrufu, geri kazanma/tekrar kullanma, maliyet düşürme gibi değerlendirmelerin yapılması zorunludur.

Envis geniş bilgi birikimine sahip uzman ekibi ile bilimsel verileri kullanmak suretiyle çevre yönetimi esaslarını ve buna bağlı olarak tüm çevresel verileri dikkate alarak sanayi tesislerini yerinde incelemekte ve değerlendirmektedir. Uygulanmakta olan çevre yönetim sistemlerini değişen koşullara bağlı olarak yeniden yapılandırmakta ve bu konuda alınması gereken önlemleri tanımlayarak çevre denetiminin gereklerini yerine getirmektedir.

Envis her tesiste kaynak/enerji/atık ilişkisini değerlendirerek muhtemel iyileştirme önerilerini belirlemekte, alınacak tasarruf tedbirlerini tanımlamakta, yaptığı incelemeler ve değerlendirmeler çerçevesinde mevzuat ile uyumlu yeni bir çevre yönetim planı ve çevre eylem planı oluşturmaktadır.